Vergi davaları,Vergi danışmanı
trende

 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI KONUSUNDA DANIŞTAY KARARI

 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI KONUSUNDA DANIŞTAY KARARI

MÜKELLEFİN VERGİ ARTIRIMI SONUCU ÖDEMESİ GEREKEN TAKSİTLERİ SÜRESİ İÇİNDE ÖDENMEMİŞ OLMASI NEDENİYLE MATRAH ARTIRIM HÜKÜMLERİNİ İHLAL ETTİĞİNDEN DE SÖZ EDİLEMEYECEĞİNDEN, DOLAYISIYLA DEĞİNİLEN YIL İŞLEMLERİNİN İNCELENMESİ SONUCU YAPILAN DAVA KONUSU TARHİYATTA HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞINA DAİR DANIŞTAY  DAVA DAİRESİ KARARI

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE 

Esas No : 2022/188

Karar No : 2022/2640

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Müflis … Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İflas İdaresi

(Eski Unvanı: … Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi)

VEKİLİ : Av. … 

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… 

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2007 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. 

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, matrah artırımında bulunduğu 6111 sayılı Kanun uyarınca ilgili dönem için adına tahakkuk eden vergileri ödenmediği sabit olduğundan anılan Kanun’un matrah artırımı hükümlerinden yararlanamayacağı, 2007 yılına ilişkin defter ve belge isteme yazısının tebliğine rağmen kabul edilebilir mucbir sebep hali ileri sürülmeksizin ilgili dönem yasal defterler inceleme elemanına ibraz edilmediğinden, indirimlerin reddi suretiyle yapılan katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin yasal defterlerin ibraz edildiği inceleme elemanınca 2009 yılına ilişkin yasal defterin eksik olduğundan bahisle kabul edilmediği, dolayısıyla herhangi bir kusuru ve sorumlulukları olmadığı, 213 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca yapılan vergilendirmenin; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca re’sen araştırma yetkisi kullanılmak suretiyle hukuka uygun olup olmadığı Vergi Mahkemelerince ortaya konulabilecekken, bu husus göz ardı edilmek suretiyle hüküm kurulmasının hukuka uygun düşmediği, 6111 sayılı Kanun kapsamında matrah artırımında bulunulması nedeniyle aynı Kanun’da yer alan düzenlemeler gereğince ilgili dönemler için inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. 

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: 

MADDİ OLAY : 

Davacı adına, 16/06/2012 tarihli yazı ile başlanılan vergi incelemesi sonucunda defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle 2007 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi salındığı ve davacı tarafından aynı dönemler için 27/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunulduğu anlaşılmıştır. 

İLGİLİ MEVZUAT:

6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrasında, katma değer vergisi mükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) beyannamelerindeki hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2006 yılı için % 3, 2007 yılı için % 2,5, 2008 yılı için % 2 ve 2009 yılı için % 1,5 oranına göre belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan etmeleri halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı, matrah ve vergi artırımına ilişkin ortak hükümler başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Kanunun 6., 7. ve 8. maddelerine göre hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesinin şart olduğu, söz konusu vergilerin Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam olunacağı, 19. maddesinde ise süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlandırılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun’a dayanılarak yayımlanan 1 Seri Numaralı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Kanun Genel Tebliğin “vı- Matrah Ve Vergi Artırımına İlişkin Hükümler” başlığı altında düzenlenen “f- Matrah Ve Vergi Artırımına İlişkin Ortak Hükümler” alt başlığında, 1 numaralı Matrah ve Vergi Artırımı ile Matrah Beyanı Dolayısıyla Hesaplanan Vergilerin Ödenmesi ve 6 numaralı Diğer Hususlar Bölüm başlıklarında, matrah ve vergi artırımı sonucu ödenmesi gereken taksitlerin süresi içinde ödenmemesinin matrah artırım hükümlerinin ihlali anlamına gelmeyeceği ve 19. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağına yönelik düzenlemeye yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 

6111 sayılı Kanun’un yukarıdaki düzenlemelerinde; katma değer vergisi yönünden vergi artırımında bulunulan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak inceleme ve tarhiyat yapılmaması, Kanunda belirlenen oran esas alınarak hesaplanan fark verginin, mükelleflerince beyan edilmesi ve mükelleflerinin bu vergiyi ödemeyi kabul etmeleri koşullarına bağlanarak; matrah ve vergi artırımı sonucu ödenmesi gereken taksitlerin süresi içinde ödenmemesinin matrah artırım hükümlerinin ihlali anlamına gelmeyeceği açıkça belirtilmiştir. 

Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu vergi ve cezaların ilgili olduğu 2007 takvim yılı için katma değer vergisi yönünden vergi artırımına gidildiği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Bu nedenle, 2007 yılı işlemleri katma değer vergisi yönünden incelenemeyecek ve adına tarhiyat yapılamayacak olan davacının; vergi artırımı sonucu ödemesi gereken taksitleri süresi içinde ödenmemiş olması nedeniyle matrah artırım hükümlerini ihlal ettiğinden de söz edilemeyeceğinden, dolayısıyla değinilen yıl işlemlerinin incelenmesi sonucu yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından, davayı yazılı gerekçeyle reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin kabulüne, 

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 01/06/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz:
WhatsApp chat